AGİLE ORGANİZASYONLARDA BİLGİ, MOTİVASYON VE YENİLİKÇİ FİKİRLER NASIL GELİŞİR?

AGİLE ORGANİZASYONLARDA BİLGİ, MOTİVASYON VE YENİLİKÇİ FİKİRLER NASIL GELİŞİR?

AGİLE ORGANİZASYONLARDA BİLGİ, MOTİVASYON VE YENİLİKÇİ FİKİRLER NASIL GELİŞİR?

Her gün aynı işleri yaptığınızı ve işinizin monotonluğundan sıkıldığınız oldu mu? Ya da gündelik işlerle ilgililenmekten kendinizi geliştiremediğinizi düşüyor musunuz? “Hep aynı, hep aynı, kendimi geliştiremiyorum” diye sızlandığınız oluyor mu? Sayfalar dolusu belgeleme ile uğraşmaktan bıktınız mı? Bilginin dağılmadığından, bir yada birkaç kişide biriktiğinden müzdarip misiniz? Mutsuzsunuz ve bunu yöneticiniz bilmiyor mu? “Bilse nolur ki, ne değişir” diye düşünüyor musunuz? Kimse sizin fikrinizi sormuyor, size “verilen işi yapan bir fabrika işçisi” gibi mi davranılıyor? Şirketin bir parçası olarak hissetmiyor musunuz?

Yalnız değilsiniz! Eğer en az bir soruya “evet” diyorsanız, aramıza hoşgeldiniz. Herkes zaman zaman böyle hisseder, hatta iş değiştirmelerin büyük çoğunluğu bu gibi sorulara verilen “evet”lerin birikmesi nedeniyle. Sorun böyle hissetmek değil, “evet”leri “hayır”lara çevirmek için mücadele etmek isteyip istemediğinizde. Eğer birşeyleri iyileştirmek istiyorsanız, emin olun değişecek! Aksine, sadece sızlanmaktan bıkmamış, “elimden birşey gelmez” diyor ve bu durumu kanıksamış bir şekilde yaşıyorsanız, üzgünüm ama siz kayıpsınız. Sizin için yapabileceğimiz bir şey yok, üzgünüm.

Şirketler yetenekli, motive, eğitimli, yenilikçi ve yaratıcı bireylerle çalışmak isterler. Bireyler de yeni şeyler öğrenebileceği, gelişebileceği, sorumluluk alabileceği, şirketin bir parçasıymış gibi hissedebileceği, yaratıcı olabileceği şirketlerde çalışmak ister. Ancak hem böyle şirketler, hem de bu özelliklerde çalışanlar bulmak malesef hiç de kolay değil.

Bireylerin içine düşebilecekleri en büyük tehlikelerden biri “sıradanlık”. “Kanıksamak” zincirlerine vurulmuş bir birey, kendini gelişime kapatır ve “sıradanlaşır”. Dropbox’ın CEO’su Drew Houston şöyle der: “En kötü sonuç başarısızlık değil, sıradanlaşmaktır. Başarısızlık sizin ilerlemenize yardımcı olur, ancak sıradanlık sizin potansiyelinizi kullanmanızın önündeki en büyük engeldir. Başarısız olsanız dahi, denemeniz nedeniyle dünya daha gelişmiş olacaktır.”

Şirketler, çalışanlarını sıradanlaşmaktan kurtarmak, faydalı bireyler haline getirmek için eğitimlere gönderirler. Ancak eminim çoğunuz bana katılacaktır: Eğitimler hiç bir işe yaramaz. Eğitmen anlatırken katılımcıların çoğu dinlemez, anlatılanlara odaklanmaz bile. Eğitimde harcanan saat ve günler boşa geçer. Ancak bunu bile bile şirketler – sanki yetkin çalışanlar yetiştirmek ve böylece kalkınmak için tek yol eğitime göndermekmiş gibi – eğitime göndermekte ısrar ederler. Geliştirdikleri ürünlerin son teslim tarihine ve kazanılacak paralara o kadar konsantre olmuşlardır ki, şirketin yavaş yavaş küflendiğini farketmezler. Şirket değişim adına yeni hiç bir katkı yapmadığı gibi, gerçek sermayesi olan çalışanlarını yavaş yavaş kaybetmeye başlar.

“Değişmeyen tek şey değişimdir” der Herakleitos. Değişime ayak uyduramayan şirketler ve bireyler, kaybolmaya mahkumdur. Ancak ve ancak Agile organizasyonlar ayakta kalabilirler.

Agile organizasyonlar insan odaklıdır. Agile manifestoda dahi “Projeler motive bireyler tarafından geliştirilmeli”, “en verimli iletişim aracı yüzyüze iletişimdir” yazar. İşin kalitesinin ölçütü teknik mükemmelliyet, iyi tasarım ve basitliktir. Agile organizasyonlarda çalışmak, kısa aralıklı geribildirim döngüsünün çalıştığı, sürekli gelişmek ve iyileşmek için tüm çalışanların emek harcadığı bir atmosferde yaşamaktır. Kişiye yatırım yapılır, çalışanlar memnundur ve yaratıcılıklarını kullanabildikleri ortamlar mevcuttur. Çalışanlar sadece işi yapan değil, işin sahibi olmak isterler. Agile organizasyonlar onlara bu olanakları verir.

Sanki ütopik bir resim çizilmiş gibi gelebilir. Ancak işin sırrı çok basit:

Her şey paylaşıldıkça çoğalır. Dünya üzerindeki başarılı şirketlerin ortak özelliği, bilginin, motivasyonun ve yenilikçiliğin paylaşılabiliceği ortamlar yaratmış olmalarıdır. Paylaşım ortamlarını ve paylaşımcı atmosferi oluşturmuş firmalarda agile dönüşüm çok zorlanmadan oluşuverir.

Lemi Orhan Ergin, ACM

ARAMA YAPIN