COMMITMENT ANLATILMAZ YAŞANIR

COMMITMENT ANLATILMAZ YAŞANIR

COMMITMENT ANLATILMAZ YAŞANIR

4 yıllık Agile ve Scrum tecrübelerim boyunca bu kelimeye asla Türkçe karşılık bulamadım. “Kendini Adamak” dedim bazen olmadı fazla duygusal kaçtı. Adamak ama Sprint’e adamak kendini fazla iddialıydı. “Sadakat” tam olarak hiç değil. “İnanmışlık” evet ama inanmak motivasyona yeterli katkıyı sağlayamayabilirdi.. Sonunda “commitment”ın Scrum’da öneminin ne kadar hayati olduğunu bildiğim için bu konuda biraz yazmaya karar verdim. Bir Türkçe karşılık beraberce bulabiliriz belki ama bulamasak da o bizim için tam anlamıyla “commitment” olarak bir yerde duracak her zaman 

Commitment anlatılmaz yaşanır.. En kısa çözüm bunu buldum. Çünkü bir Scrum takımında yer alıp tüm değerleriyle doğru şekilde uygulayan herkeste oluşan en güçlü değer bu. Türkçesini bilmeden bulmadan hissedilen ve en önemlisi kendisini güçlendiren, “bir şeyin” parçası olmak hissiyatını veren şey.

Ben asla Sprint Planning toplantılarını Sprint Backlog’un çıkartılması için gerekli bir zaman dilimi olarak görmedim, göremedim. İlk yarının sonunda tüm Sprint Backlog Item’larına karar verildiğinde ayağa kalktım ve şunu dedim: “Ne diyorsunuz arkadaşlar? Yapar mıyız? Bunları bitirir miyiz?”.. Definition Of Done’ımızı gösterdim duvarda ve en önemli soruyu sordum, daha doğrusu sormayı 1-2 Sprint sonra bıraktım hep koçluk yaptığım takımlarda, onun yerine gözlerde görmek için “gözlerin içine bakmaya başladım”.. “Commitment’ınızı gözlerinizden okumalıyım..” dedim sormayı bırakırken yavaş yavaş. Takım commit ettiği bir Sprint’e başlamıyorsa, aslında bir Sprint’e bile başlamıyor demektir.

Sanıyorum 3 kere sigarayı bırakma girişimim oldu. Scrum tecrübemle özdeşleştirdiğimde en temel yanlışımın şu olduğunu gördüm: Asla sigarayı bırakmaya commit etmedim. Sigarayı bırakmak istedim, çok istedim ama yapamadım.. Başarı commitment ile gelir, başarısızlık commit etmemekle.. Belki bir gün ben de sigarayı bırakmaya commit ederim kim bilir ama commitment’ın anlamını bilen bir insan olarak onca Scrum takımının gözlerinde arayıp hissetmeyi seven biri olarak bu duygunun “istemek” olmadığını net bir şekilde söyleyebilirim.

Hala bir kelime bulamadık, istemekle olmaz, kendini adamakla anlatılmaz, işine Sprint’ine sadık kalmak hiç değil zaten. O zaman ne bu commitment?

Commitment’ın özünde “kendim ettim kendim buldum” atasözü yatıyor olabilir belki. İnsanın özüne inen ve kendi kendine organize olan takım üyelerinden bahsettiğimiz, command and control’ün yer almadığı bir dünyada anahtar aslında takımın kendisinin neye, ne kadara ve nasıl’a commit etmesini de içeriyor. Yani “sen söyle, sen ne dersen o, senin dediğine sonuna kadar güveniyorum” ana fikri.. Sihirli iksir burada bence!

Scrum’ı doğru değerleriyle anlatabildiğim, beraber uygulama fırsatı bulduğum onlarca arkadaşım ve elbette bu camiada Scrum’ın özüne inebilen herkes demek istediğimi anlayacaklardır. Sprint’e commit etmek bir arkadaşımın sözüyle “namus meselesidir”.. Ben sexist söylemleri çok sevmesem de bulunduğumuz toplum ve değerler çerçevesinde anlatabilme yeteneği en yüksek ifade olarak halen bunu görüyorum. Bir Sprint’te yapacaklarınız namusunuzdur. Ya da bırakalım şu sexist söylemi.. Şerefinizdir Sprint Goal. Çok mu iddialı? Scrum öyle iddialı bir çerçeve zaten…

Her Sprint, her adım…

O yüzden ben “Deneneyeceğim..” lafını sevmem. Samimi değildir bu söz. Büyük usta Master Yoda’nın dediği gibi “Yap! Ya da yapma.. Denemek yok!”.. Griler bulanıklaştırır beyni, kir göstermez, arada kalmışlığın rengidir. Canlı renkler sermek gerekir stakeholder’lara, Product Owner’lara ki Scrum yerini bulsun.

Hayatınızda Scrum uygulayın ya da uygulamayın.. Ama birşeye commit edin bir gün! Küçük bir şey olsun bu. “Bugün bla bla yapacağım” deyin “Bugün şu şu işimi bir türlü halledememiştim yapacağım”, ya da “Şu kişiyle ne zamandır görüşeceğim, fırsat bulamadım, bir arayacağım bugün ve randevu ayarlayacağım” deyin ve hayatınızın normal akışı içinde bunu tamamlamış olmanın bir keyfine varın. İşte o zaman tam olarak anlatamadığımız commitment’ınızı kendiniz yaşayacaksınız.. Endorfin garantili hayattaki nadir reçetelerdendir bu, not edin. :)

Tüm commitment’larınızın gerçeğe dönüşmesi dileğiyle…

Tolga Kombak, Agile Coach&Trainer, ACM

ARAMA YAPIN