HEDEF ODAKLI TAKIMLAR YARATAMAMANIN YOLLARI

HEDEF ODAKLI TAKIMLAR YARATAMAMANIN YOLLARI

HEDEF ODAKLI TAKIMLAR YARATAMAMANIN YOLLARI

Bir takımın başarılı olabilmesi için en önemli etkenlerden birinin takımın enerjisini bir bütün halinde hedefe odaklaması olduğunu biliyoruz. Patrik Lencioni de 2002 yılında yayınlamış olduğu “5 Dysfunctions of a Team” adlı kitabinda bu konuyu ele almiş ve linkteki gibi bir piramitle bu durumu ifade etmiş.

Piramidin her bir katının ne anlama geldiğine bir bakalım.

Güven Yoksunluğu: Organizational patterns’in babasi Jim Coplien'in; “Organizational Patterns of Scrum” şemasında da en temele koyduğu güven ile takımdaki insanlar düşüncelerini açıkca ve dürüstçe ifade edebilmelidirler. Ancak bu şekilde yaratıcılık gelişebilir.

Fikir Ayrılığından Kaçınma: Güven olmayan bir ortamda takımın fikir ayrılıklarını çözebilecekleri bir ortam yaratabilmeleri de zorlaşacaktır. İnsanlar fikirlerini söylemek yerine “yes man” i oynayacaklar ve bu da hiçbir zaman ortaya çıkamayacak ve takıma tek olma yolunda büyük kayıp verecek olan problemleri getirecektir. Takımdaki herkesin fikrini açıkça söyleyebileceği güven ortamında fikirler ortaya çıkacak ve fikirler tartışılarak çözümlere ulaşılabilinecektir.

Taahhüt Eksikliği: İnsanlar fikir ayrılıklarından kaçındıkça alınan kararlara olan bağlılıkları da azalacaktır. Bu nedenle herkesin fikrinin alındığından emin olunması gerekir. Takım üyeleri, düşüncelerin en ters düştüğü durumda dahi Voltaire’in “Sizinle aynı fikirde olmayabilirim ancak fikrinizi özgürce ifade etmeniz için canımı bile veririm.” kadar sert olmasa da o fikri uygulamadaki desteğini gösterebilecek uyum ve açıklığa sahip olmalıdırlar.

Sorumluluktan Uzak Durmak: Takım, hep beraber fikirlerde uzlaşamıyor ve taahhütlerde bulunmuyor ise bu durum, takım üyelerini kendilerini sorumluluktan uzaklaştıracak bir konuma itecektir. Özellikle başarısızlık durumlarında “Ben söylemiştim!” yaklaşımı bireyler arasında yaygın hale gelecektir. Oysa takımın hedef için bir sorumluluğu ve takım üyelerinin de kendilerini ve diğer takım üyelerini hedefe karşı sorumlu hissetmesi istenilen durumdur.

Sonuçları Önemsememe: Takım kendini sorumlu hissetmiyor ise sonuçları da cok umursamayacaktır. Her bir takıim üyesi de takım ile olan sorumluluklarından öte diğer uğraşları ile ilgili sorumluluklarına yoğunlaşacak ve ülkemizde birçok şirkette gördüğümüz “Zombi Takım” üyelerine dönüşecektir. Dahası bu durum takımın kendini geliştirmesini de engelleyecek ve takımı başarısızlığa yaklaştıracaktır.

Yukarıdaki tablo aslında başarılı bir takımın olmaması gereken durumu oldukça güzel özetliyor. Eğer şirketinizde takım/takımlar halinde çalışma var ise bu 5 fonksiyon bozukluğunu göz önüne almanızı tavsiye ederim.

hedef-odakli

Ahmet Akdağ, Kurucu Üye, Agile Turkey

ARAMA YAPIN